TBMM Başkanı Mustafa Şentop: Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’deki Yeri Boşalmaz

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, “Recep Tayyip Erdoğan’ın dünyada, bölgede, Türkiye’de doldurduğu bir yer var. Bu yer boşalmaz. Bu yerin boşalması sadece Türkiye’yi değil, bölgeyi, dünyayı değiştirecek farklı bir istikameti ortaya çıkartacaktır.” dedi.

ÖNDER İmam Hatipliler Derneğinin Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen 59. Genel Kurulu’nda konuşan Şentop, genel kurulun hayırlı olmasını diledi.

Derneğin kuruluş sürecini anlatan Şentop, Türkiye’nin her yerinde imam hatip liselerinden mezunların yer aldığı yerel derneklerin bulunduğu ancak ÖNDER’in hepsinin önderi olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin bütün gündemlerinin üstünde bir gündemin 6 Şubat’ta yaşanan depremler olduğunu kaydeden Şentop, bunun “asrın felaketi” olarak nitelendirildiğini, bir yüzyılın değil, birkaç yüzyılın felaketiyle karşı karşıya olduklarını dile getirdi.

Depremin ilk anından itibaren devletin ve milletin seferber olduğunu vurgulayan Şentop, “Elimizdeki bütün imkanlar oraya gönderildi. En kısa zamanda özellikle tabii fiziki yıkımın telafi edilmesi gerçekleştirilecek. Sayın Cumhurbaşkanı’mız ‘Bir yıl gibi bir süre içerisinde.’ dedi. Şimdi yapılan çalışmalar daha kısa zamanda da kalıcı konutların teslim edilebileceğini gösteriyor büyük çapta. Zaten ilk teslimatlar da yapıldı bazı köy konutlarıyla ilgili olarak. Bunun üstesinden geleceğiz inşallah.” diye konuştu.

Mustafa Şentop, zor zamanların insanların, milletlerin karakterinin ortaya çıktığı, daha iyi görünür hale geldiği dönemler olduğunun altını çizdi.

İmam hatiplerin sadece imam ve hatip yetiştirmek için kurulan okullar olmadığını belirten Şentop, şöyle devam etti:

“Nitekim bu daha sonra devlet tarafından da benimsenmiştir. Milli Eğitim Temel Kanunu’nda yapılan bir değişiklikle 1973 yılında imam hatip liselerinin sadece mesleğe değil, hem mesleğe hem de yükseköğrenime öğrenci yetiştiren kurumlar olduğu açık bir şekilde kanun metnine de yazılmıştır.”

Şentop, imam hatip liselerinin varlık sebebiyle ilgili olarak, milletin bu okullara atfettiği fikir üzerine çalışmalarını geliştirmeleri gerektiğini söyleyerek, “Özü itibarıyla milletimizin dinini, temel değerlerini, kültürünü öğrenebileceği, aynı zamanda başka şeyler öğrenirken bunları da öğrenebileceği bir yerdi. Eğitim kurumu olsun idi amaç. Bu eğitim kurumuyla yine milletimizin atfetmiş olduğu önemli değer milletin değerleriyle devletin değerlerini bütünleştirmek, bir araya getirmek meselesiydi.” ifadelerini kullandı.

“İmam hatip liselerine sadece eğitim kurumu olarak bakmamak lazım”

İmam hatiplerin kuruluş sürecini anlatan Şentop, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin demokrasi, serbest seçimler, özgürlükler ve darbeler tarihi, bir nevi imam hatip liselerinin tarihi üzerinden çok rahatlıkla takip edilebilir, izlenebilir. Türkiye’de ne zaman serbest seçimler olmuş, ne zaman demokrasi gelişmiş, ne zaman hak ve özgürlüklerle ilgili alanlar genişlemeye başlamış, imam hatip liselerinin sayısı da artmış, öğrenci sayısı da artmış, kalitesi de artmış. Ama ne zaman Türkiye’de özgürlükler kısıtlanmış, demokrasiye darbe gelmiş o zaman imam hatip liseleri de bunun ilk etkisini görmüş veya bu darbelerin tezahürü, ilk olarak imam hatip liseleri üzerinde gerçekleşmiştir. O zaman imam hatip liselerine sadece bir lise, okul olarak, bir eğitim kurumu olarak bakmamak lazım.”

Şentop, imam hatip liselerinin bir fikrin, davanın, idealin tezahürü olduğunu belirterek, “O zaman içerisindeki tezahürü bir okuldu, sonra okullar oldu, sonra mezunlar oldu. Ama esas mesele Türkiye’yi o devleti ve milletiyle bütünleştiren, değerler üzerinden bütünleştiren bir yürüyüşün adı imam hatip liseleri. Onun için hedef alınmıştır. Onun için Türkiye’ye kasteden her darbe, önce imam hatip liselerine de kastetmiştir. Bu bakımdan, bu yaşananları, bu geçmişi unutmamak lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

28 Şubat sürecinin 3 temel sebebi bulunduğunu belirten Şentop, bunların imam hatip liselerinin orta kısmının kapatılması, Kur’an kurslarına gidecek öğrencilerin ortaokulu tamamladıktan sonra gidebilmesi ve üniversitelerde başörtüsünün yasaklanması olduğunu söyledi.

Şentop, bugün bunların unutulması ve hiç yaşanmamış gibi olması için kampanya yürütüldüğünü kaydetti.

“Bu yürüyüş devam edecek”

Türkiye’nin, yavaş yavaş uyuşukluğu üzerinden atan, kendine gelmeye başlayan, elini kolunu hareket ettirmeye çalışan bir ülke haline geldiğini belirten Şentop, “Yani mevsim değişti. Kış mevsimi bitti, bitmek üzere. Türkiye, bahara ve yaza doğru gidiyor.” ifadelerini kullandı.

Şentop, milletin hem bugüne kadar kritik zamanlarda isabetli karar alışları hem de 20 yıldır sahip olduğu özgüvenle dünyanın her yerinde meydana getirdiği olaylar, hareketlerle hasıl ettiği değişimlerle tarihi yürüyüşün kendisinin yürüyüşü olduğunu kabul ettiğini dile getirdi.

Türkiye’nin, bölgede ve dünyada doldurduğu bir yer olduğunu söyleyen Şentop, “Recep Tayyip Erdoğan’ın dünyada, bölgede, Türkiye’de doldurduğu bir yer var. Bu yer boşalmaz. Bu yerin boşalması sadece Türkiye’yi değil, bölgeyi, dünyayı değiştirecek farklı bir istikameti ortaya çıkartacaktır. Dolayısıyla sosyoloji de bize gösteriyor ki bu yürüyüş devam edecek. Seçime bu birikimle perspektifle değerlendirmeyle bakmalı ve okumalıyız.” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir